Tarih: Friday 15 February 2008 Saat: 10:27:15  
avatar

LIKABLE
Gönderdiği Mesaj: 7
Offline
BENİM KARŞIMA O KADAR ÇOK SEVDİĞİM BİRİ CIKMADI
Profil
Mesaj Gönder
  icon icon
Tarih: Friday 15 February 2008 Saat: 11:08:57  
avatar

LIKABLE
Gönderdiği Mesaj: 7
Offline
sevdiğim biri olsaydı hiç gözümü kırpmazdım
Profil
Mesaj Gönder
  icon icon
Tarih: Friday 15 February 2008 Saat: 12:02:01  
avatar

the_pisi
Gönderdiği Mesaj: 1
Offline
çok eylenceli bi soruu bu yawff ben valla illede ölceksem yanımda onuda götürürüm eninde sonunda ölces saten. aşkımı kaçıranlarııda aşkımıda kendimide öldürürdümmm yıhahahah ama bide şöle bişi farr benim aşkımı kaçıramaslarki yawff döferr oo onlarııı:P
Profil
Mesaj Gönder
  icon icon
Tarih: Friday 15 February 2008 Saat: 12:39:09  
avatar

_jelibonn_
Gönderdiği Mesaj: 17
Offline
be kabul ederdim..hem zaten ben ölünce sefgilim de ölür peşime
Profil
Mesaj Gönder
  icon icon
Tarih: Sunday 17 February 2008 Saat: 10:01:32  
avatar

blackmann
Gönderdiği Mesaj: 1
Offline
SEVGI ANLATILMAZ YASANIR O AN DEGER VERDIM INSAN KIM OLURSA OLSUN BU ILLAKI BIR BAYAN VEYA ERKEK DIL KIM OLYRSA OLSUN O AN CANIMI VERMEM GERKIYOSA SEVE SEVE VERIRIM.SEVGI SADECE BIR AŞK ILISKISI DILDIR.ARKADASLIK DOSTLUK KI BU DUNYADAKI HER CANLILAR ICIN GECERLI ONEMLI OLAN BU BEDENIN OLURKEN BILE BIRINE CAN VERDIGINI BILMEK DILMI.HEM UGRUNA OLUNUCEK ASK MASALLARDA OLUR BIDE BU BENIM YAZDIGIM OYKUDE IYI OKUYUN GERCEK BIR OLAYDIR AŞK BUDUR İŞTE

İŞTE UGRUNDA OLUNUCEK AŞKKKKKKKKKKKKKKKKKKK

Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.... Biri tıpta okuyordu,öbürü imarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler.
Gençtiler, çok genç... Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başardılar.
İkisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı arkadaşında kaldığı
için o duraktan binmişti otobüse, kız ise ablasında.... Sırf birbirilerini görebilmek için,her sabah erkenden evlerinden çıkıp, şehrin öbür ucundaki o durağa, onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre sonra...
Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem de çok mutlu...
Bazen işsiz, bazen parasız kaldılar ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri hiçbir şeyi umursamadılar.
Ayın sonunu zor getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir mimar olduklarında da hep mutluydular.
Zaman aşımına uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen, banka hesabında para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da kabarık hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren sevgilerden değildi onlarınki... Günler günleri, yıllar yılları kovaladıkça sevgileri de büyüdü, büyüdü... Tek eksikleri çocuklarının olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine rağmen çocuk sahibi olmayınca, “bütün mutlulukların bizim olmasını beklemek, bencillik olur” diyerek devam ettiler hayatlarına. Çocuk yerine, sevgilerini büyüttüler...“Senin için ölürüm” derdi kadın, sımsıkı sarılıp adama ve adama
“Hayır,ben senin için ölürüm” diye yanıt verirdi hep... Bazen eve geldiğinde,aynanın üzerinde bir not görürdü kadın,
“Bir tanem, kütüphanenin ikinci rafına bak....” Kütüphanenin ikinci rafında başka bir not olurdu, “Mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok sevdiğimi sakın unutma” Mutfaktaki masadan,salondaki dolaba sevgi dolu notları okuya okuya koşturan kadın, sonunda kimi zaman bir demet çiçek, kimi zaman en sevdiği çikolatalar, kimi zaman da pahalı armağanlarla karşılaşırdı... Aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi zaten.... Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne
kadar yoğun olursa olsun hep birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar verdiler. Adam, hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde hasta kabul etmeye
başladı. Kadın da mimarlık bürosunu kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı. Artık daha fazla beraber olabiliyorlardı. Bir gün sahilde dolaşırken, harap durumda bir ev gördü kadın, üzerinde “satılık” levhası asılı olan. “Ne dersin, bu evi alalım mı?” dedi adama. “Bu viraneyi yıktırır, harikabir ev yaparız. Projeyi kafamda çizdim bile. Kocaman terası olan,
martıları kahvaltıya davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım burayı...” “Sen istersin de ben hiç hayır diyebilir miyim?” diye yanıt verdi adam. “Amerika’daki tıp kongresinden döner dönmez ararım emlakçıyı... Kaç para olursa olsun,burası bizimdir artık....” Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde, ayrılmaları zor oldu adam Amerika’ya giderken. Her gün, her saat konuştular telefonla. Gözyaşları içinde kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç gün sonra, kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın. Eskisi kadar mutlu görünmüyor, konuşmaktan kaçınıyordu. Onu neşelendirmek için, sahildeki evi hatırlattı ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç beklemediği bir cevap aldı: “Canım, o ev bizim bütçemizi aşıyor. Sen en iyisi o evi unut...” Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha da acı, daha da çekilmez
gelir. Kadın, hiç sevmedi bu beklenmedik misafiri. Derdini söylemesi için yalvardı adama, “Senin için ölürüm, biliyorsun, ne olur anlat” diye dil döktü boş yere... Yıllardır sevdiği adam, duyarsız ve sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki. Ona ulaşmaya çalıştıkça, beton duvarlara çarpıyordu kadın, her çarpmada daha fazla kanıyordu yüreği... Bir gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının birlikte geçtiği arkadaşına dert yanarken,“Artık dayanamıyorum, sana söylemek zorundayım” diye sözünü kesti arkadaşı. “O, seni aldatıyor. İş yerimin tam karşısındaki restoranda genç
birkadınla yemek yiyiyor her öğlen. Sonra sarmaş dolaş biniyorlar arabaya....”“Sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanları” diye bağırdı kadın. Onca yıllık arkadaşını, kendisini kıskanmakla suçladı.... Ertesi gün, öğle vakti o restoranın hemen karşısında bir köşeye sindi sessizce ve peri masallarının sadece masal olduğunu anladı... Kocasının eskiden aynı hastanede çalıştığı genç çocuk doktorunu tanıdı hemen. Bazen evlerinde ağırladıkları
kadına nasıl sarıldığını gördü adamın... Akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp, bazen ağlayarak, bazen ona sımsıkı sarılıp bazen de yumruklayarak haykırdı suratına her şeyi. İnkâr etmedi adam. Zamanla duyguların değişebildiği, insanların orta yaşa geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir şeyler geveledi ağzında ve bavulunu alıp gitti evden. Kapıdan
çıkarken, “sonbir kez kucaklamak isterim seni” diyecek oldu ama kadın, “defol” dedi nefretle... İlk celsede boşandılar... Modern bir aşk hikâyesinin böyle son bulmasına kimse inanamadı. Arkadaşlarının desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı
kadın. Adamın, sevgilisiyle birlikte Amerika’ya yerleştiğini öğrendi. Bazen yalnız kaldığında, onu hala sevdiğini hissedince, ağlama nöbetleri geçiriyor, aşkın yerini, en az onun kadar yoğun bir duygu olan nefretin alması için dua ediyordu. Aradan bir yıl geçti... Her şeyin ilacı olduğu söylenen zaman bile, kadının derdine çare olamamıştı. Bir sabah, ısrarla çalan zilin sesiyle uyandı. Kapıyı açtığında, karşısında o kadınıgördü. “Sen, buraya ne yüzle geliyorsun” diye bağırmak istedi ama sesi çıkmadı. “Lütfen, içeri girmeme izin ver, mutlaka konuşmamız gerekiyor.” Dedi genç kadın. Kanepeye ilişti ve zor duyulan bir sesle konuşmaya başladı: “Hiçbir şey göründüğü gibi değil aslında. Çok üzgünüm ama o bir saat önce öldü. Geçen yıl Amerika’daki kongre sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir senelik ömrü kaldığını. Buna dayanamayacağını, hep söylediğin gibionunla birlikte ölmek isteyeceğini biliyordu. Seni kendinden uzaklaştırmak için, benden sevgilisi rolünü oynamamı istedi. Ailesine de haber vermedi. Birlikte Amerika’ya yerleştiğimiz yalanını yaydı..
Oysa ilk karşılaştığınızotobüs durağının karşısında bir ev tutmuştu. Tedavi görüyor ve kurtulacağına inanıyordu ama olmadı. Gece fenalaşmış, bakıcısı beni aradı, son anda yetiştim. Sana bu kutuyu vermemi istedi...” Gözlerinden akan yaşları durduramayacağını biliyordu kadın. Hemen oracıkta ölmek istiyordu. Eline tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl edebildi. İtinayla katlanmış bir sürü kâğıt duruyordu kutuda. İlk kâğıtta, “Lütfen bütün notları sırayla
oku bir tanem” diyordu... Sırayla okudu; “Seni çok sevdim”, “Seni sevmekten hiç vazgeçmedim”, “Senin için ölürüm derdin hep, doğru söylediğini bilirdim.” “Fakat benim için ölmeni istemedim” “Şimdi bana söz vermeni istiyorum.”
“Benim için yaşayacaksın, anlaştık mı?” son kâğıdı eline alırken, kutuda bir anahtar olduğunu gördü kadın... Ve son kâğıtta şunlar yazılıydı: “Sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre yaptırdım. Kocaman terasta martılarla kahvaltı ederken, ben hep seni izliyor olacağım....
Profil
Mesaj Gönder
  icon icon
Tarih: Sunday 17 February 2008 Saat: 11:26:47  
avatar

internettinhoca
Gönderdiği Mesaj: 1
Offline
tamam sevdiğin uğrunda ölünür ama bu soru saçma ya aynen şuna benziyor burdan uçsannereye gidersin şimdi bu sorunun cevabı kişiye göre değişir amaçta bu zaten ama şuna eminim herkes aynı cevabı verir onun için ölürüm ya ölürsem onunla ölürüm ya yaşarsamda onunla yaşarım onsuz hiç bir şeyin tadı tuzu olmaz yaşamanın ve ölmeninde bir manası olmaz çünkü öylede ayrısın böylede
Profil
Mesaj Gönder
  icon icon
Tarih: Sunday 17 February 2008 Saat: 12:03:51  
avatar

exMEe
Gönderdiği Mesaj: 1
Offline
alıp götürsünler onu banane yaa
Profil
Mesaj Gönder
  icon icon
Tarih: Sunday 17 February 2008 Saat: 16:24:22  
avatar

delikiss18
Gönderdiği Mesaj: 5
Offline
falla sewgi uğruna ölünürde sewgili uğruna hc sanmıyorum Dğru knşmak gerekir iiii onu serbest bıraktlar bn öldüm EEEEE 2gün ağlar 3.gün bi başkasnı takar koluna böle yani arkşlar saçma olmayın hangi dewirde yaşıyoruz
Profil
Mesaj Gönder
  icon icon
Tarih: Monday 18 February 2008 Saat: 13:32:59  
avatar

leavesomelove
Gönderdiği Mesaj: 1
Offline
kimse benden kıymetli diil aşk sevgili herzaman bulunur bence naparlarsa yapsnlar onun için kendi canımdan olamam
Profil
Mesaj Gönder
  icon icon
Tarih: Wednesday 20 February 2008 Saat: 03:36:20  
avatar

gizligercek
Gönderdiği Mesaj: 6
Offline
bu dünyada bir insan olabilirsin ama birisi için bir dünya olabilir misin??!!!
Profil
Mesaj Gönder
  icon icon
Tarih: Wednesday 20 February 2008 Saat: 21:14:28  
avatar

awerty
Gönderdiği Mesaj: 2
Offline
WALLA SUAN SEWGİLİM YOK AMA OLSAYDı? EGER UGRUNDA ÖLÜNECEK Bİ KİŞİYSE KENDİ CANIMI SEWE SEWE UGRUNDA FEDA EDERDİm..CANI SAOLSUN YETERKİ!
Profil
Mesaj Gönder
  icon icon
Tarih: Thursday 21 February 2008 Saat: 13:28:48  
avatar

loves_is_dead
Gönderdiği Mesaj: 1
Offline
ugruna ölümü bilegöze alıcagım bir sevdigim yok zaten bu zamanda öyle birini bile bulmak zor çogu kız paraya tapar olmuş araban varsa cebinde paranda varsa mutlaka bir kız cıkar karsına (cool)
Profil
Mesaj Gönder
  icon icon
Tarih: Monday 25 February 2008 Saat: 07:48:29  
avatar

ghostmen
Gönderdiği Mesaj: 1
Offline
Hiç Kimse Vazgeçilmez Degildir Ve Ölmeye Degmez Kız Yada Erkek Olsun Ölüm Okadar Kolay Degil.
Profil
Mesaj Gönder
  icon icon
Tarih: Monday 25 February 2008 Saat: 12:57:06  
avatar

ugur03
Gönderdiği Mesaj: 1
Offline
valla yeni birini bulurdum galiba
Profil
Mesaj Gönder
  icon icon
Tarih: Monday 25 February 2008 Saat: 14:33:20  
avatar

flemenko
Gönderdiği Mesaj: 1
Offline
la hepiniz boş beleşmişsiniz sevgilin diyo soruda eğer seviyosan sonuna kadar gideceksin gerekirse uğrunda öleceksin hoş daha bende öyle birini bulamadım ama neyse
Profil
Mesaj Gönder
  icon icon
Tarih: Monday 25 February 2008 Saat: 15:54:12  
avatar

carlosbaba
Gönderdiği Mesaj: 1
Offline
ben öyle seven oldunu hiç sanmıyorum
Profil
Mesaj Gönder
  icon icon
Tarih: Monday 25 February 2008 Saat: 22:50:29  
avatar

by_s3rkan
Gönderdiği Mesaj: 1
Offline
bir kere sevdım sevgımın karsılıgında nankörluk gordum bıdaha severde bu gıbı bı seyle karsılasırsam arkama bıle bakmam:))
Profil
Mesaj Gönder
  icon icon
Tarih: Tuesday 26 February 2008 Saat: 12:19:25  
avatar

tiesto_34
Gönderdiği Mesaj: 11
Offline
bu devirde kimse kimse için ölmez.. kandırmayın kendinizi...
Profil
Mesaj Gönder
  icon icon
Tarih: Tuesday 26 February 2008 Saat: 15:02:23  
avatar

NeShTeR
Gönderdiği Mesaj: 1
Offline
[color=#cc0000][/color][b][/b]SEVGİLİ UĞRUNA ÖLMEK ZOR DEĞİL, UĞRUNDA ÖLECEK SEVGİLİYİ BULMAK ZOR.
Profil
Mesaj Gönder
  icon icon
Tarih: Wednesday 27 February 2008 Saat: 01:44:22  
avatar

CrasheR
Gönderdiği Mesaj: 11
Offline
1 Kız Ichin OLmeye Deqmez..
Profil
Mesaj Gönder
  icon icon
Tarih: Saturday 1 March 2008 Saat: 14:39:52  
avatar

RuYa_GuZeLi
Gönderdiği Mesaj: 1
Offline
Hıc kımse sevdıgı ugruna olmez emın olun
Profil
Mesaj Gönder
  icon icon
Tarih: Saturday 1 March 2008 Saat: 17:14:13  
avatar

eysi
Gönderdiği Mesaj: 1
Offline
Profil
Mesaj Gönder
  icon icon
Tarih: Saturday 1 March 2008 Saat: 22:40:38  
avatar

by_gol
Gönderdiği Mesaj: 1
Offline
o anlık psikolojıme baglı
Profil
Mesaj Gönder
  icon icon
Tarih: Thursday 6 March 2008 Saat: 00:53:17  
avatar

toprakcaner
Gönderdiği Mesaj: 2
Offline
GÖZMÜ KIRMADAN KABUL EDERDIM BENİ ÖLDUREMELERİNİ AMA KARSILIKSIZ SEVİNCE ANLARSINIZ NE DESEM BOS
Profil
Mesaj Gönder
  icon icon
Tarih: Friday 7 March 2008 Saat: 10:59:00  
avatar

gulumse66
Gönderdiği Mesaj: 3
Offline
...
Profil
Mesaj Gönder
  icon icon